Benimle İletişime Geçin

Blog arşivi

omer ileomer

Hakikat Orda Bir Yerde

Title: Hakikat Orda Bir Yerde
Genre:

Hakikatin önündeki en büyük engel, mukavemet gücü Einstain’e göre atomdan daha fazla olan önyargılardır.

Zamanla oluşan önyargılar tehlikenin boyutlarını tahmin edilemez hale getirir. Öyle ki bir insanın sadece beyanına itibar edilmesi gerektiği söylenmesine karşın düşünülen bir şeyden dolayı dinden çıkma korkusu zamanla düşünme yeteneğini körelmesine sebep olur. Yaşadığı gibi inanmaya başlayan guruplar bir süre sonra gecekondularda yaşamaya başladıklarını asla fark edemezler.

Artık yanlış inançları ihtiyaçlara cevap veremeyen inananlar zümresi için kaçınılmaz olan taassuptur. ‘Sorgulamamak’ sihirli kelimedir. Bunlara göre her şey anlaşılmak zorunda değildir. Hatta bunların bir grubuna göre bir şey ne kadar anlaşılmıyorsa o kadar kutsaldır.

Kur’an’da “O, aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.”[1] buyrulur. Düşünceler sinelerde kaybolup gitmemeli. Her ne kadar Mısırlı yönetmen: “Düşüncelerin kanatları vardır. Onların uçmasına kimse engel olamaz” dese de bunların uçması için bazen kayıt altına alınması gerek. Paylaşılmaya değer olduğu düşünülen fikirler bir şekilde insanlara ulaşmalı.

Kitapta ele aldığımız konular değişik ortamlarda sıkça sorulmuş olan sorulardır. Amacımız konuları sadece kendi bakış açımızla ele alıp değerlendirmektir. Her cümle ilerlemenin ve gelişmenin vazgeçilmez şartı olan eleştiriye açıktır. Her eleştirinin bünyesinde bir takdir taşıdığını düşünüyoruz.

İslam dini dinamik yapısıyla modern çağın ortaya çıkardığı bütün sorunlara çözüm üretebilir/üretmelidir. Bunun için dinin 15. asrında artık at üstünde nasıl namaz kılınacağından ya da köpeğin artığı sudan temizliğinden daha farklı, daha yeni şeyler söyleyen din bilginlerine ihtiyacımız var. Dini yorumlardaki çözüm üretme potansiyelinin geliştirilmesi din bilginlerinin elindedir. İslam alimleri değişen ve gelişen dünyaya ışık tutacak yeni yorumlar geliştiremezlerse yakın gelecekte Silikon Vadisi’nin tanrılarıyla uğraşmak zorunda kalabilirler.

Her konuda olduğu gibi dini konularda da hakikati anlamada ve değerlendirmede yegane ölçü akıldır. Bugün Müslümanların en çok ihtiyacı olan şey her zamankinden çok daha fazla rasyonalist olmaktır. İslam, mutaassıp her türlü ruhani oluşumun elinden ve paranın tekelinden kurtarılmalıdır.

Uzayan gölgeler kaçınılmaz bir şekilde akşam olduğunu gösteriyor. Gölgelerle beraber söz de uzuyor. Kitabı eline alınca önce sayfa sayısına sonra da fiyatına bakan okuyucu kitlemiz için kitabın fiyatının fazla olmaması gerekiyor.

 


[1]Yunus Suresi 100.

View Fullscreen

omer ileomer

Fi’nin İzinde

Title: Fİ'NİN İZİNDE
Published by: Ömer CERAN
Release Date: 2014
Genre:
Pages: 105

Size ne oluyor da Allah'ın büyüklüğünü aklınız almıyor."
Nuh Suresi: 13. ayet

Yönetmen Berk (eski adı Tamer'dir) bir belgesel çekimi sırasında yazmakta olduğu roman ile ilgili bazı ilginç detayları keşfeder. Belgesel, sona yaklaştıkça o da romanının eksik kalan kurgusunu geliştirir. Ve sonunda romanı bitirebilmesi için ulaşması gereken asıl kaynak kitabın Fi isimli bir eser olduğunu öğrenir.

Artık Fi'ye ulaşmak tek gayesidir.

Yazar Ömer Ceran, bu çalışmasında hem hayata tutunamamış bir yönetmeni, aynı karakter üzerinden de bir kitabı kaleme almaktadır. Bu sayede okur heyecanlı bir maceranın ilk adımlarını yazar ile birlikte atar.

Fi'nin İzinde kitabı ile Fi'ye ulaşmaya çalışan yazar, aynı zamanda düşünce dünyasında da girdaplara savrulacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

omer ileomer

Son Peygamber HZ. MUHAMMED

Title: Son Peygamber HZ. MUHAMMED
Published by: Ömer CERAN
Release Date: 2016
Genre:
Pages: 174

Demek ki onun yaşadığı hayatın Allah nezdinde ayrı bir ehemmiyeti vardır. Bu ayet onun yaratılanlar içindeki şerefinin bir delilidir.

Allah her neye yemin etmişse bu yemin, yemin edilen şeyin kendi türünden olan diğer şeylere üstünlüğünü gösterir. Bu vecihle Hz. Muhammet de insanların en faziletlisi olmaktadır.

Amacımız daha önce defalarca yazılmış olan Peygamberimizin hayatına dair bilgileri tekrarlamak değil özet olarak aktardığımız olaylar içerisinde önemli gördüğümüz hususları kendi bakış açımızla değerlendirmektir.
(Tanıtım Bülteninden)

View Fullscreen

omer ileomer

GİZ

Title: GİZ
Published by: Ömer CERAN
Release Date: 2013
Genre:
Pages: 56

Giz, Ömer Ceran'ın uzun yıllara yayılan şiirlerinden oluşturduğu poetikasının ilk ürünü. Giz'de yer alan şiirlerin her biri hem varlık hem yokluk, hem aşık hem maşuk yolunda bir hayattan bahsediyor.

Okudukça yeniden okuyacağınız, her seferinde yeni mânâlara ulaşacağınız şiirler bunlar. 
GİZ kendi yolculuğunu sırlarla dolu bir âlemden başlatıyor...

"bazen denizin maviliği gözlerinde
ya da gözlerin denizin mavisinde
kim olduğunu yalnız sen biliyorsun
nerdesin"

"Ağaç kurur, yaprak solar, dalda ayrılık kalır
Ecel gelir, gizem biter, elde yine yalnızlık kalır."

omer ileomer

ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’NİN DİNÎ VE FELSEFÎ GÖRÜŞLERİ

Title: ŞEHBENDERZÂDE FİLİBELİ AHMED HİLMİ’NİN DİNÎ VE FELSEFÎ GÖRÜŞLERİ
Published by: Ömer CERAN
Release Date: 2013
Genre:
Pages: 103

Babasının şehbender, yani konsolos olmasından dolayı "Şehbenderzâde" lakabını, doğum yerinin Filibe olmasından dolayı da "Filibeli" lakabını kullanmıştır. S. 9

Ahmed Hilmi, 1914 yılında vefat etmiştir. Vefat sebebi olarak bakır zehirlenmesi düşüncesi ileri sürülmekle beraber, yaygın olan kanaat onun masonlar tarafından zehirletildiği yönündedir. Zira Ahmed Hilmi, Siyonizm ve masonluk meselesini Türkiye'de ilk defa ele alanlardan ve halkı bunlara karşı uyaranlardan biridir. S. 10-11

Ahmed Hilmi'nin yaşadığı dönem yazarların yoğun fikir mücadeleleri ile geçmiştir. Bu mücadeleleri temelde maddecilik ve ruhçuluk mücadelesine indirgemek mümkündür. Ahmed Hilmi de bu tartışmalarda taraf olmuş ve materyalizme karşı ruhçuluğu savunmuştur.
Zamanında kendi safında tartışmalara katılan diğer yazarlar gibi vahdet-i vücud öğretisini benimsemiştir. S. 16

View Fullscreen
Ahmed Hilmi, ne kadar bilim varsa o kadar felsefe olabileceğini kabul eder. Zira ona göre her bilimin bahsettiği konulara ait umumi hakikatler vardır. S. 26

Ahmed Hilmi "niçin" sorusuyla insanın felsefeye girdiğini, "nasıl" sorusuyla da ilme gittiğini belirtir. S. 31

Ahmed Hilmi, dinin de felsefenin de hiçbir zaman gereksiz olmadığını söyler. Ona göre felsefe dine, din de felsefeye muhtaçtır. S. 34

Ahmed Hilmi, materyalizme karşı ruhçuluğu benimseyen ve manevi değerleri savunan Osmanlı aydınlarının çoğu gibi vahdet-i vücud ekolüne mensuptur. S. 52

Ahmed Hilmi'nin vahdet-i vücud konusunda düşüncelerini özetleyen eseri Âmak-ı Hayal adlı romanıdır. Bu roman manevi bir seyahatin hikâyesidir. S. 55

Vahdet-i vücud öğretisini Batı felsefesi ile ilk defa mukayese eden kişi Ahmed Hilmi değilse de (bunu ilk defa İsmail Fenni yapmıştır) modern bilim ile vahdet-i vücudu karşılaştıran ilk kişinin Ahmed Hilmi olduğunu söylemek mümkündür.
Bu durum onun Batıdaki ilmî gelişmeleri ne kadar yakından takip ettiğini ve çok yönlü bir düşünür olduğunu göstermektedir. S. 61

Ahmed Hilmi, varlığı epistemolojik olarak gayb-ı mutlak ve amâ olmak üzere ikiye ayırmaktadır. Tasavvufa göre ise tümel anlamda beş varlık mertebesi kabul etmektedir. Ona göre esasında bu mertebeler sonsuzdur. S. 65

Ahmed Hilmi, varlığı beş mertebeye ayırmanın tamamen keşfe dayalı olduğunu söyler. S. 65

Hakikatte İslâm'a en muvafık olan görüşün vahdet-i vücud olduğunu söyleyen Ahmed Hilmi, "Vahdet-i vücuda göre âlem Hak'tan ayrı olmadığı için ezeli ve ebedidir" demektedir. Ahmed Hilmi'ye göre vahdet-i vücud fikrinin zorunlu sonucu olarak yoktan yaratmanın olmadığını söylemektedir. S. 66

Ahmed Hilmi, insanı da âlem düşüncesinde olduğu gibi iki farklı şekilde ele alarak incelemektedir. Birincisi modern bilime göre diğeri de tasavvufa göredir. S. 68

Bilgi, felsefenin üzerinde durduğu en önemli sorunlardan biridir. Filozofun bütün akıl yürütmeleri ve mantıksal çıkarımları, bilen ile bilinen arasındaki ilişkiye dayanacaktır. S. 71

Ahmed Hilmi; ilim, felsefe ve dini insanoğlunun muhtaç olduğu üç çeşit ihtiyaç olarak görmektedir. Ona göre insan ilimle geçim ve merakını gidermekte, felsefe ile aklını, din ile de ruhun beslemektedir. S. 79

Düşünce tarihinde din, bilim ve felsefenin birbiriyle nasıl bir ilişki içinde olduğu tartışmalara sebep olmuştur. Bu tartışmaların önemli bir bölümü dinin felsefe ile olan ilişkisi üzerinde olmuştur. Ahmed Hilmi'nin verdiği bilgilere göre Avrupa'da dini bilimle birleştirmeye çalışanlar olmuş ve "Hıristiyanlık Fiziği" gibi Ahmed Hilmi'nin ifadesiyle saçma bilgiler icat edilmiştir. S. 86

Din evrende sadece insana mahsus ve insan unsuru var olduğu için var olan ilahi ve sosyal bir fenomendir. Din hissi insan tabiatına yerleşmiş bir histir. Bu hissin çeşitli şekillerde tezahürü ise farklı dinlerin doğmasına sebep olmuştur. S. 93

Ahmed Hilmi, dini ruh için bir ihtiyaç olarak görmekte ve "Mide için gıda ne ise, ruh için de din odur" demektedir. Ona göre nasıl ki, midenin gıdaları farklı farklıdır insanlar arasındaki dinler de farklıdır. S. 93

Ahmed Hilmi, "yaratanı hissetmek ve anlamaktır" diye özetlediği dini insandan ayrı düşünmemektedir. Yani din insana özgüdür. Ahmed Hilmi'ye göre insan hiçbir zaman din fikrinden uzak olmamıştır. İnsan dine muhtaçtır. S. 96

İbn Arabî'nin vahdet-i vücud öğretisini benimsemiş olan Ahmed Hilmi, vahdet-i vücud öğretisinin âlem hakkındaki görüşleri ile modern bilimin görüşlerini karşılaştırmış ve ikisinin de aynı sonuca ulaştığını söylemiştir. Böyle bir karşılaştırmayı ise vahdet-i vücud görüşünü benimseyenlerin içinde yapan ilk kişi odur denebilir. S. 98

Ahmed Hilmi, dinin bilimle ilgili bir konuda, bilimin de dinî konularda fikir belirtmesini saçma bulmaktadır. Bu çerçevede Avrupa'da ortaya çıkmış olan Hıristiyanlık Fiziği, Hıristiyanlık Astronomisi gibi bilimleri de eleştirmektedir. S. 99

omer ileomer

hayal bulutları

Title: hayal bulutları
Genre:

View Fullscreen