Benimle İletişime Geçin

Peygamberimizin Gördüğü Şehirler

omer ileomer

Peygamberimizin Gördüğü Şehirler

  • Peygamberimiz gerek İslam’dan önce başarılı bir tüccar olarak gerekse İslam’dan sonra hem tebliğ için hem de tehditler dolayısıyla askeri amaçlı birçok şehre gitmiştir. Bunlardan önemli olduğunu düşündüklerimizi ( Mekke ve Medine’yi meşhur olmalarından dolayı belirtmedik ) şu şekilde sıraladık:

 

Busra: Bugün Suriye Ürdün sınırında bulunan bu şehre Peygamberimiz önce henüz 11-12 yaşlarında iken amcasıyla gelmiştir. Daha sonra gençliğinde buraya Hatice’nin bir kervanını da getirmişti. İlk gelişi İslam tarihinin meşhur hadiselerinden biri olarak ve olaya bazı eklemeler yapıldığı çok açık bir şekilde hemen her kaynakta zikredilmiştir. Bir örnek olarak Bahira adlı bir rahibin burada Peygamberimizin amcası Ebu Talib’i Şam’a gitmekten vazgeçirdiği rivayet edilir ki o dönemde Şam o bölgenin genel adıdır. Yani onlar zaten Şam topraklarındadır. Bugünkü Şam şehrinin tarihte adı Dımeşk’tir. İkinci bir husus ise cahiliye Arapları Şam topraklarında ticaret amacıyla iki şehre geliyorlardı: Biri Busra diğeri Ezriat’tır. Yani Dımeşk Arapların ticaret amacıyla gittiği bir şehir değildi.

 

Ezriat: Peygamberimizin Şam topraklarına ticaret amacıyla yaptığı diğer seyahatinde gördüğü bir şehirdir.

 

Yemame: Burada Hacer panayırı kurulurdu. Orta Arabistan’da bulunan bu şehre peygamberimiz genç bir tüccarken gelmişti.

 

Hasâ: Bugün Bahreyn’de kalan bu şehirde Muşakkar panayırı kurulurdu. Peygamberimizin buraya diğer tüccarlarla geldiğini Ahmet b. Hanbel nakletmiştir.

 

Suhar ve Deba: Muşakkar panayırını takip eden günlerde peşpeşe bu iki şehirde de panayır kurulurdu. Bunlar Arabistan’ın güneyinde Yemen’e yakın şehirlerdir. Muşakkar’a gelen tüccarlar buralara da uğrar sonra Mekke’ye dönerlerdi.

 

Dumetül Cendel: Şam yolu üzerinde bulunan bu şehir Petra antik kentinin 400 km doğusunda bulunur.

 

Mecenne: Mekke’ye 17 km uzaklıkta bulunan şehre Peygamberimiz önceleri ticaret amacıyla gelmiş İslam’dan sonra da defalarca tebliğ amacıyla gelmiştir.

 

Hayber: Burada Natat panayırı kurulurdu. Peygamberimiz buraya ticari amaçla gençliğinde⌊ gelmişti. Mekke’nin fethinden sonra da halkının çoğunluğu Yahudi olan bu şehir peygamberimizin bizzat idare ve sevk ettiği bir ordu tarafından kuşatılmış ve fethedilmiştir.

 

Hubaşe ve Curaş: Hubaşe, Yemen yolu üzerinde Barık vadisinde bulunur. Curaş ise daha güneyde Aden’e yakın bir yerdedir. Peygamberimiz buraya gençliğinde Amcaları Zübeyr ve Abbas’la gelmişti.

 

Kudüs: İslam tarihinde İsra ve Miraç hadisesi olarak bilinen meşhur olayda rivayetler peygamberimizin buraya mucizevi bir şekilde geldiğinde hemfikirdir. Gençliğindeki ticari seyahatlerinde buraya uğradığına dair bir bilgi yoktur. Burada farklı bir görüş olarak M. Hamidullah’ın fikirlerine değinmek gerekir. O esasında Kur’an’da da zikredilen İsra olayında Peygamberimizin geldiği Mescid-i Aksa’nın (en uzak mescit anlamına gelir) Kudüs’teki Mescid-i Aksa değil de semavi başka bir mescit olma ihtimali olduğunu söyler. Zira Peygamberimiz döneminde Kudüs’te böyle bir mescit olmadığını söyler. Bu Mescit Emeviler döneminde yapılmıştı. Yine ona göre Arapların Kudüs’te bulunan Süleyman mabedinin kalıntılarına (Mescid-i Aksa olduğu düşünülen yer) bu ismi verdikleri yönünde bir rivayet bulunmamaktadır.

 

Taif: Peygamberimiz buraya birkaç defa gelmişti. Mekke’ye 150 km güney doğuda bulunur. Boykot yıllarında buraya tebliğ için gelişinde başına gelenleri (Zeyd’le taşlanarak şehirden çıkarılmışlardı) hayatı boyunca başına gelen en kötü şey olarak nitelemiştir. Mekke’nin fethinden sonra şehir iki ay kuşatılmış fakat alınamamıştır. Şehir halkı bir yıl sonra yapılan bir anlaşmayla İslam’a girmiştir.

 

Huneyn: Mekke’nin fethinden sonra Peygamberimizin idare ettiği bir orduyla fethedilmiştir.

 

M. Hamidullah, Peygamberimizin Necaşi’ye yazdığı mektuplarda kullandığı Habeşce kelimelerden hareketle ticari amaçlı Habeşistan’a da gitmiş olabileceğini de söylemektedir ki elimizde bunu destekleyecek bir rivayet yoktur. Bunları Mekke’ye bulunan (Bilal gibi) Habeş asıllı kölelerden öğrenmiş olması muhtemeldir.

 

 

 

 

Yazar hakkında

omer

omer administrator

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir