Benimle İletişime Geçin

Hz. Ömer’in Halet-i Ruhiyesini Bir Tahlil Denemesi

omer ileomer

Hz. Ömer’in Halet-i Ruhiyesini Bir Tahlil Denemesi

Uhud’da Enes b. Nadr savaş esnasında Ömer’i yere çökmüş bir halde gördü. Ömer elindeki kılıcını yere bırakmıştı. Enes neden savaşı bıraktığını sorunca o, Peygamberin öldürüldüğünü söyledi. Enes de “O öldüyse bizim de ölene kadar savaşmamız gerekmez mi?” diyerek Ömer’i yeniden savaşmaya teşvik etmişti.[1]

 

Bu olaydan yedi sene sonra emr-i Hak vaki olup Hz. Nebi vefat ettiğinde Ömer eline kılıcını almış ve “Kim Muhammet öldü derse başını vururum” demişti. Burada Peygamberin öldüğüne inanmak istemeyen Ömer’le Uhud’da ‘Peygamber öldü’ diye kılıcını bırakan Ömer’in iki farklı ruh halini nasıl izah edeceğiz?

 

Hz. Ömer’in hayatında tahlile muhtaç başka olaylar da var. Şöyle ki: Mekke döneminde hiç kimse Hz. Peygamberi mensup olduğu kabileden dolayı tek başına öldürmeye teşebbüs edememişken kaynaklar Ömer’in buna cesaret ettiğini yazar. [2]Aynı Ömer Hudeybiye’de Hz. Peygamber kendisini Mekke’ye elçi olarak göndermek isteyince, orada çok düşmanı olduğunu öne sürerek bu vazifeden affını istemiş ve bunun için Osman’ı önermişti. Bunu kabul eden Peygamber Mekke’ye Osman’ı elçi olarak göndermiştir.

 

Hz. Ömer Araplar arasında cesareti ve celaletiyle meşhurdur. Hz. Ebu Bekir’in vefat edeceği sırada ashaba Ömer’i sorması üzerine onların verdikleri cevaplar bir ikisi hariç Ömer’in çok sert biri olduğu yönündedir.[3] Hz. Nebi İslam’ın ilk yıllarındaki dualarında Allah’tan İslam’ı onunla güçlendirmesini istemiştir. O Müslüman olduktan sonra İslam açıkça tebliğ edilmeye başlanmış ve Müslümanlar açıkça Mescid-i Haram’da namaz kılmaya başlamışlardır. Onun iman etmesi Müslümanların izzetini artırmıştır. Bütün Müslümanlar gizlice ve gece hicret etmişken Ömer bunu gündüz, ilan ederek yapmıştır.

 

Hz. Ömer’in İslam’a giren 40. kişi olduğu yönündeki rivayetlere itibar edilemez. Ömer Habeşistan’a hicretten sonra Müslüman oldu. Habeşistan’a hicret edenlerin sayısı hakkında söylenilenlerin en azı 76 kişidir. Bunu Mekke’de kalanların 40. kişisi şeklinde yorumlamaya çalışanlar olmuştur ki böyle bir yorumu zorlamaya gerek yok. Ömer’in Müslüman olması önemli bir olaydır. Ne var ki bunu 40 sayısıyla ilişkilendirmeye çalışmak tarihin hakikatlerini görmezden gelmek olur.

 

Zehebi’nin bir senetle Cabir’e dayandırdığı rivayette Ömer bir gece Hz. Peygamber’e Mescid-i Haram’da rastlamış ve orada iman etmiştir.[4]

 

Hz. Nebi vefat ettiğinde yaşananları, Uhud’daki gibi bir kaos ortamına imkan vermek istemeyen Ömer’in toplumu bir teskin yöntemi olarak görebiliriz. Ömer bunu kendine has üslubuyla yapmıştır.

 

Yine rivayetlerde yer alan Hz. Ömer’in İslam’dan önce kızını öldürmüş olması hususunda ise Prof. Dr. Süleyman Ateş’in konuya yaklaşımı mantıklı görünüyor. Zira ona göre kızlarını diri diri gömen kabileler daha ziyade fakir ve ilkel kabilelerdi. Nitekim çocukların geçim darlığından öldürüldüğünü Kur’an teyit ediyor. Ömer gibi hem kabile hem de münferit olarak önde gelen birinin böyle bir şey yaptığı iddiası kabul edilebilir değildir. Ateş Hoca’ya göre bunun İslam’ın bir insanı nasıl değiştirdiğini göstermek için uydurulmuş olduğu açıktır.

[1] İbnü-l Esir, a.g.e., s.:154.

[2] Rivayetlere göre Ömer Hz. Nebi’yi öldürmek amacıyla yola çıkmışken yolda ona kız kardeşiyle eniştesinin Müslüman oldukları söylenmiş, o da önce onlara uğramış, evlerine geldiğinde önce onları dövdükten sonra okuduklarını getirmelerini istemiştir. Kız kardeşi onun pis olduğunu, gusletmeden onlara dokunamayacağını söylemiş Ömer de gusletmiş sonra Taha suresinin ilk ayetleri yazılı olan sayfayı okumaya başlamıştır. Ömer burada ayetlerden etkilenmiş ve iman etmeye karar vermiştir. Olayın sonradan kurgulandığını açıktır. Zira Ömer’in kız kardeşinin sözünü ettiği “Ona temiz olanlardan başkası dokunamaz” ayetinin (Vakıa, 79) içinde bulunduğu (ki bize göre burada kastedilen de Levh-i Mahfuz’dur) Vakıa suresi Taha suresinden sonra nazil olmuştur. Burada şunu belirtmek gerekir: Muaviye’nin bir savaş hilesiyle yendiği Ali’nin hakkını savunduklarını iddia eden Şia hiçbir zaman Emeviler’e biat etmemiştir. Şia’nın iddiasına göre Ali’ye halifelik konusunda ilk haksızlığı yapan kişi Ömer’dir. Zira o, Peygamberin onun için yazacağı vasiyete engel olmuştur. Ayrıca şahsî güç ve itibarıyla Ebu Bekir’in halife seçilmesini sağlamıştır ki onlara göre bu şekilde Ali bertaraf edilmiştir. Bu durumda siyer yazıcılığını başlatan Emeviler için konuya faklı yaklaşmak bir siyaset gereği olabilir.

[3] Ebu Bekir bunlara karşı “halifelik sert olanı yumuşatır” demiştir.

[4] Ebû Bekr, îbni Ebî Şeyhe, Yahya b. Yala el-Eslemî, Abdullah b. Müemmel, Ebuz-Zübeyr isnadı ile Câbir (r.a.)tan şöyle dediğini rivayet eder:

Ömer’in İslama girişinin başlangıcını kendisi şöyle anlatıyor: “Kız kardeşime bir gece deve boduğu toslamıştı. Evden çıkıp parlak bir gece Kabe ile örtüsü arasına girdim. Nebi (s.a.v.) de gelip Kabe’deki Hıcr-ı İsmail’e girdi. Üzerinde küçük bir don vardı. Allah’ın dilediği kadar na­maz kıldı ve geri döndü. O anda benzerini hiç duymadığım bir şey işit­tim. Peygamber (s.a.v.) Kabe’den çıktı, bende peşine takıldım. Bunun üzerine “Kim o?” buyurdu. “Ömer’dir” dedim. O da “Ey Ömer! Beni gündüz de gece de rahat bırakmıyorsun” deyince ben bana beddua eder diye korkup hemen “Eşhedu enlâ ilahe illallah ve enneke Rasülullah” dedim. Nebi (s.a.v.) de “Ey Ömer Müslüman olduğunu gizle” buyurdu. Bunun üzerine bende “Seni hak ile gönderen Allah’a yemin olsun ki olmaz. Şirki alenen yaptığım gibi İslam’a girişimi de öyle alenen yapacağım” dedim. (Zehebi, a.g.e., Es-Siretün-Nebeviyye, s.:173.)

 

Yazar hakkında

omer

omer administrator

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir