Benimle İletişime Geçin

“İbn Sina Aklın Ustası” Adlı Kitabın Önsözüne Eleştiri

omer ileomer

“İbn Sina Aklın Ustası” Adlı Kitabın Önsözüne Eleştiri

 

Bu yazı “İbn Sina Aklın Ustası” adıyla tercüme edilmiş olan kitaba (Evrensel Basım Yayın, Kasım 2016) A. Çubukçu tarafından yazılan önsözün bir değerlendirmesidir.

 

Öncelikle genel olarak şunu söylemek gerekiyor yazım hatalarını mevzu bahis etmeden yazıda bakış açısı son derece sığ, verilen bilgiler yer yer yanlış ve ilmi tarafsızlıktan uzak, oldukça önyargı kokan bilgilerdir.

 

Daha özelde ise yazının baş tarafında sözü edilen ve İslam dünyasında yaratılan her değeri, bilgi ve sanatı geleceğin dünyasının bir bileşeni kılmak yönünde çaba harcadığı söylenen sol gelenekle ne kastedildiği anlaşılmıyor. Burada şayet bir önceki paragrafa atıfla eski sosyalist ülkeler kastediliyorsa sonraki örnekler bunu desteklemiyor.

 

Yazıda Türkiye’de saltanatın yıkılmasıyla doğu dünyasından kopulduğu söyleniyor. Sayın Çubukçu burada doğunun ve dinin başlıca metinlerinin özellikle cumhuriyet döneminde tercüme edilmeyene başlandığını ya bilmiyor ya da bilmek istemiyor.

 

İbn Sina’nın bugün hala mümin mi kafir mi diye tartışıldığını söyleniyor ki bu tamamen mazide yaşamaktır. Bugün fikir çevrelerinde böyle bir tartışma yok. Hiçbir yerde bir mütehassısa böyle bir soru sorulduğunu duymazsınız.

 

İbn Sina’nın zoraki bir sahiplenmeyle “İslam alimi” olarak adlandırıldığı söyleniyor. Sayın Çubukçu İslam alimi ifadesinin kimler için kullanıldığını bilmiyor görünmektedir.

 

Diyor ki bugün yaşasa bütün İslam ülkelerinden kovulurdu. Açık ki artık yaşamadığı için böyle cesur ve iddialı konuşabiliyor. Sayın Çubukçu galiba İslam ülkelerinde bilim yapan insanların tümünü kafasındaki bir kalıba sığdırmaya çalışıyor.

 

Yine yazıda İbn Sina’nın İslami düşünceye rağmen büyük bir bilgin olduğunu söylüyor ki şu ifade bile sol geleneğin İslami düşünceye ne kadar yabancı ve önyargılı olduğunun açık bir göstergesidir.

 

Yazıda İbn Teymiyye’den aktarılan bir söz için verilen kaynak İbn Sina ile yapılan başka bir çalışma ve 3. el bir kaynaktır. Bilimsel kaygı şunu gerektirir ki bu kaynak kesinlikle İbn Teymiyye’nin kendi eseri olmalıydı.

 

Önsözde İbn Sina üzerine yoğunlaşılması doğal olarak beklenirken yaklaşık bir sayfa bahsedilen İhvan-ı Safa ile İbn Sina’nın bağlantısının nasıl kurulduğunu biz anlayamadık.

 

Sayın Çubukçu’ya katıldığımız nadir yerlerden biri ise bilim adamlarının bir noktadan sonra artık milliyetlerinin ve dinlerinin önemli olmadığı, onların artık evrensel değerler olarak insanlığa mâlolduklarıdır.

 

 

 

Yazar hakkında

omer

omer administrator

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir